‘ÇELİK’ KIZDAN ALTIN MADALYA

16. Akdeniz Oyunları’nda bugün başlayan karate müsabakalarında, bayanlar 50 kiloda Gülderen Çelik altın madalya kazandı.

Febo Spor Salonu’nda yapılan karşılaşmalarda ilk olarak tatamiye çıkan Çelik, ilk maçında Sırbistan’dan Biljana Stojovic’i zorlanmasına rağmen 1-1 biten maçta, hakem kararı ile mağlup etti. Güldüren Çelik, daha sonra Yunanlı Evdoxia Kosmidou’yu 2-1 yenerek finale çıkarken, finalde de Avrupa şampiyonu İtalyan Sara Cardin’i aynı sonuçla 2-1 mağlup ederek altın madalyaya ulaştı.

Haziran 30, 2009. Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , . Güncel Haberler. Yorum yapın.

Vanlı mucitten ilginç icatlar

Van’ın Gevaş ilçesinde, güvenlik görevlisi olarak çalışan kişi, geliştirdiği icatlarla eşinin ev işlerini kolaylaştırıyor. Buluşlar arasında, evin ışıklarının telefon ile açılıp kapanması, yıkanan çamaşırların kurulan sistemle bahçeye gönderilmesi görenleri şaşırtıyor.  
 
Gevaş’ın Karşıyaka Mahallesi’nde yaşayan güvenlik görevlisi 4 çocuk babası Yaşar Kaycı (44) kendilerinin ve ilçe halkının hayatını rahatlatacak buluşları hayata geçiriyor.

Buluşları ile katıldığı Gevaş Bilimsel Teknolojileri Projesi yarışmasında birincilik kazanan Kaycı, köy yerinde çamaşır makinesi alamayan kadınların çamaşır yıkarken yorulduğunu düşünerek bir sistem hazırladı.

Kadınların çamaşırların serilmesi sırasında rahat etmesi için ”makaralı çamaşır ipi”ni geliştiren Kaycı, bu sistemi ilk olarak eşi için kurdu.

Sistem sayesinde, yıkanan çamaşırlar, ipe atılıyor, daha sonra makaralı iple çamaşırlar bahçeye kurumaya gönderiliyor.

-MUSLUKLARI UZAKTAN AÇIP KAPATIYOR-

Leyla Kaycı’nın hayatını kolaylaştıracak tek buluş bununla da sınırlı değil.

Kaycı, eşinin geliştirdiği ”cep telefonik sistemi” ile evin ışıklarını da nerede olursa olsun bir telefon tuşuyla açıyor ve kapatıyor.

Bahçenin sulanması işlemi sırasında da ne Leyla Kaycı yoruluyor, ne Yaşar Kayıcı. Bahçedeki tüm musluklar da bir telefonla çalışıyor, sulama işlemi tamamlandıktan sonra yine bir tuşla musluklar kapatılıyor.

-OĞLU DA BABASININ İZİNDEN GİDİYOR-

Kaycı’nın oğlu Barış Kaycı da geliştirdiği ‘akıllı kafes’ sistemiyle evlerinin bahçesine giren yabani hayvanları yaralamadan yakalayabiliyor.

Barış Kaycı, hayvan yakalama sistemi ile katıldığı Gevaş Bilimsel Teknolojileri Projesi’nde ikincilik ödülünü aldı.

Babası sayesinde kendisinin de çeşitli buluşlar yaptığını anlatan lise 3. sınıf öğrencisi Barış Kaycı, ”2. olduğum yarışmada hazırladığımı proje ile hayvanların, herhangi bir zarara uğramadan yakalanması sağlanıyor. Bu sistemle yaralı ve zarar gören yabani hayvanlar kapana alınarak tedavisi yapılıyor” dedi.

AA muhabirine icatlarıyla ilgili bilgi veren Yaşar Kaycı ise elindeki kıt imkanları değerlendirerek bu sistemleri kurduğunu iade ederek, şunları söyledi.

‘Birçok malzemeyi hurdalıklardan temin ettim. Buluşlarım hep ihtiyaçtan dolayı ortaya çıkıyor. Elimdeki kıt imkanlarla bunları yapmaya çalıştım. Aradığım malzemenin birçoğunu da burada bulamıyorum. Gece yatarken aklıma gelen projeler oluyor. Bunları not ederek daha sonra yapmayı planlıyorum. İmkan olması halinde bu projeleri daha da geliştirebilirim.”

Leyla Kaycı ise eşinin icatlarından mutluluk duyduğunu belirterek, ”Eşime çok teşekkür ederim. Onun sayesinde çok rahatladım. Çamaşırlarımı yerimden kalkmadan asıyorum. Ağır taşımaktan kurtuldum. Lambaları yerimden kalkmadan açıp kapatıyorum. Çok rahatladım komşular imrenerek bakıyor” diye konuştu.

Haziran 18, 2009. Güncel Haberler. Yorum yapın.

Vicdanın varlığı ispatlandı!

Rus bilimcilerin yaptığı araştırma, her insanın bilimsel olarak vicdan sahibi olduğunu ortaya koydu.

Rusya’daki Beyin Araştırmaları Enstitüsü’nden uzmanlar, insan beyninin sözgelimi kişi yalan söylediğinde tepki verdiğini ve bu durumu protesto ettiğini ortaya koydu. Araştırmacılar ayrıca, vicdanın bilgisayar ekranında izlenebileceğini de belirtiyor.

Rus biliminsanlarının araştırması, vicdansız insan olmadığını öne sürüyor. Hatta uzmanlar, vicdanın oluşumunu da gözlemlemeyi başardı. Araştırmanın en ilginç taraflarından biri uzmanların, yalan söyleme üzerinde çalışırken, vicdan olgusuyla tesadüfen karşılaşmış olmaları.

Özel bir bilgisayar programıyla, bu programa özel bağlantılarla bağlı insan beyninin faaliyetlerini değişik durumlarda izleyen araştırmacı ekipten Maxim Kireev, deneylerden birini şöyle anlatıyor:

“Monitörde aşağı ve yukarı oklar görüyorsunuz. Göreviniz basit bir bilgisayar oyunu oynamak. Yapmanız gereken tek şey yalan söylemek. Ekranda yukarı doğru bir ok gördüğünüzde aşağı doğru bir ok gördüğünüzü söylemek ve yukarı doğru bir ok gördüğünüzde ise tam tersini. Böylece özel bir bilgisayar programı sayesinde beynin reaksiyonları algılanabiliyor ve beynin yalan söylerken ya da doğru söylerken ne durumda olduğunu bilgisayar üzerinden görebiliyoruz. Bir insan yalan söylemek üzereyken bile beyni, aynı anda protestoya başlıyor. O anda vicdan uyanıyor. Ancak bu durum çıplak gözle görülemiyor. Kişi herhangi bir acı hissetmiyor, terlemiyor ya da elleri titremiyor. Beynin protestosu ancak özel bir bilgisayar programı aracılığıyla izlenebiliyor.”

ALKOL ÇÖZÜM DEĞİL

Rus Bilimler Akademisi Beyin Araştırmaları Merkezi müdürü Svjatoslav Medvedev, “Beynimizde bizi bir şeyi yanlış yaptığımız konusunda bilgilendiren bir mekanizma var. Bu mekanizma vicdan azabı ya da pişmanlık olarak bilinan olguyu devreye sokuyor ve gerçekten de vicdanımızdan nefret etmemize yol açan pişmanlığımız. Birçok insan bu yüzden bundan kurtulmaya çalışıyor. Ve bunun en popüler yolu da alkol tüketimidir. Ancak genelde pişmanlık içki mahmurluğu sırasında çok daha güçlüdür” diyor.

Moskova Dilbilimsel Programlama Merkezi’nden Andrey Kenig ise, “Vicdan azabından kurtulmak için bazı fikirler bulmak gerekir. Sözgelimi, kişi ülkesi için bir şey yaptığını söyleyerek, yaptığı şeyden dolayı başkasının acı çektiğini düşünüp çekeceği vicdan azabından kurtulmayı tercih edebilir. Bu telkin, çok sayıda ülkenin ordularında yaygın olarak kullanılıyor. Sözgelimi ABD ordusu yetkilileri, Amerikan askerlerinin Irak savaşında suçluluk ve vicdan azabı çekmemeleri için telkin uygulamasına gitmiştir” diyor.

Haziran 18, 2009. Güncel Haberler. Yorum yapın.

Sonraki Sayfa »

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.